Sinema filmlerinden olmasa bile herkesin aşina olduğu bir isim olan Godzilla, devasa bir büyüklüğe sahip olan; karşısına çıkan her şeyi kolay bir şekilde yakıp yıkabilen canavardır.
Her ne kadar bu devasa canavarın bu zamana dek onlarcası yapılmış olsa da, 2014 yılında yayınlamış olan ilk filmiyle birlikte son Godzilla serisi; hiç şüphesiz ki sadece bu serinin değil aynı zamanda bu tarz fantastik serilerin en başarılı olanlarından biri haline gelmiştir.
Bu başarının en büyük nedenlerinden biri tabii ki de kötü bir karakter olmasına rağmen her ne kadar Godzilla olsa da, son yıllarda beyazperdeyle buluşturulan filmlerdeki görsel efekt kalitesinin büyük oranda artış göstermesi de bu filmlerin izlenebilirliğini büyük oranda arttırmıştır. Çünkü kurgusal bir karakter olan Godzilla, bizlere ne kadar gerçekçi gözükürse; filmlerini de bir o kadar keyifli izletmeyi başarmaktadır.
2014 yılında gösterime giren Godzilla isimli filminin ardından sırayla Kafatası Adası, Canavarlar Kralı ve Godzilla vs Kong isimli üç filmi daha izleyicilerle buluşturan bu seri, hiç şüphesiz ki hem ana karakterlerinin ilgi çekiciliği hem de sürükleyici hikayeleriyle birlikte dünya genelinde büyük bir başarı yakalamıştır. İşte her biri birbirinden güzel olan filmlerin hikayeleri …
Bundan yıllar önce Joe Brody tarafından yönetilen, Janjira nükleer santrali; gizemli bir şekilde yok edilmiştir. Bu esrarengiz olayın ardından yıllar sonra Joe’un bir asker olan oğlu Ford, uzun zamandır bu santrali takıntı haline getiren babasına yardım edebilmek adına Japonya’ya gitmeye karar verir. Japonya’ya gelmesinin ardından uzun zamandır araları soğuk olan babasıyla az da olsa yakınlaşmaya başlayan Ford, bu santrale gelmenin ne kadar büyük bir hata olduğunu anladığında; her şey için çok geç olacaktır. Çünkü baba ve oğlu, uzun zamandır uykuda olan bir şeyi uyandırmıştır.
Tarihler 1970’leri gösterdiğinde bir grup uzman araştırmacı, Amerika Birleşik Devletleri tarafından desteklenen; son derece gizemli bir program aracılığıyla Pasifik’te bulunan bir adaya giderler. Daha önce kimselerin gelmediği bu adaya keşif gezisine çıkan bu araştırmacılardan ekibin lideri James Conrad, savaş fotoğrafçısı Weaver, bir sözleşmeli asker olan Packard ve hükümet yetkilisi olan Randa ile birlikte bu doğa harikası adada gördüklerinden fazlasıyla büyülenmiş olsalar da; bu adanın neye ev sahipliği yaptığından henüz haberdar değillerdir. Öğrendiklerinde ise her şey için çok geç olacaktır..
İnsanlık tarafından varolduğu bile kesin olmayan, sadece efsanelerde yer alan Mothra; Rodan ve üç başlı Kral Ghidorah, kısa süre önce Dünya’da ortaya çıkmıştır. Gezegende karşılarına çıkan şehirleri son derece kolay bir şekilde yok edebilen ve ortalığı kasıp kavuran bu üç devasa canavar, yine kendi türlerinde ait olan Godzilla ile savaşmaktadır. Aralarındaki yüzyıllar süren bu rekabet, artık burada sonlanacak ancak bu savaşın sonu insanlık için hiç de iyi olmayacaktır. Çünkü bu devasa canavarlar, kendilerine verdikleri zarardan binlerce kat fazlasını insanlara verecektir.